Türkiye’de Öğrencilerin Akademik Başarısını Etkileyen Faktörler

Serkan Can Zengin, Yalova Üniversitesinde Öğrenciler İle Buluştu.
19 Şubat 2020
COVID-19 Gelecek Nesillere Vereceğimiz Eğitimi Nasıl Değiştirebilir?
27 Nisan 2020

Türkiye’de Öğrencilerin Akademik Başarısını Etkileyen Faktörler

Türkiye’de Öğrencilerin Akademik Başarısını Etkileyen Faktörler:
Bir Meta-Analiz Çalışması

Bu çalışmada 62 araştırmaya (118 veri seti) ulaşılmıştır. Çalışmaların büyük bir çoğunluğunun 2005 yılından itibaren üretildiği anlaşılmaktadır. Araştırmaya alınmasına karar verilen çalışmaların çoğunluğunun makale ve yüksek lisans tezi olduğu belirlenmiştir.

1- Öğrenci Kaynaklı Faktörler

Öğrencinin Akademik Başarısını Etkileyen “Öğrenci” Kaynaklı Faktörler

Bu noktada akademik başarıyı etkileyen öğrenci kaynaklı faktörler, benlik saygısı, öz- yeterlik, motivasyon ve ders çalışma alışkanlığı olarak bulunmuştur (Dadlı, 2015; Klomegah, 2007; Özer ve Anıl, 2011; Şevik, 2014). Aşağıda bu faktörlere ilişkin bilgiler sunulmaktadır.

Benlik Saygısı: Benlik, insanın düşünebilen, duyabilen, eylemde bulunabilen ayrı bir varlık olarak kendini fark etmesi olarak tanımlanmaktadır (Onur, 2014). Benlik saygısı ise; bir insanın benlik özelliklerini beğenmesi, benimsemesi, onaylaması, kendinden hoşnut olması, bilişsel ve akademik yaşamlarını etkilemektedir (Choi, 2005).

Öz-yeterlik: Öz-yeterlik, herhangi bir konuda istenilen başarı düzeyine ulaşılabilmesi için karşılaşılması olası zorlukların üstesinden gelebilmede bireyin kendi beceri ve yeteneklerine olan inancıdır (Schwarzer ve Hallum, 2008; Skaalvik ve Skaalvik, 2010). Öz-yeterlik inançları, bireylerin, istekliliğini, hedeflere ulaşma çabalarını, güdülenme düzeylerini ve zorluklara rağmen vazgeçmemelerini, analitik düşünme becerilerini etkilemektedir. Araştırmalar öz-yeterlik algısının akademik başarı ile pozitif yönde ilişkili olduğunu göstermektedir (Klomegah, 2007; Liu ve Koirala, 2009).

Motivasyon: Motivasyon, organizmayı davranışa iten, yön ve amaç veren çeşitli iç ve dış etkenler ile bunların işleyişini sağlayan mekanizmalar olarak tanımlanmaktadır (Aydın, 2014). Araştırmalar, motivasyon düzeyi yüksek olan öğrencilerin daha güçlü akademik benlik saygısına sahip olduklarını, daha yaratıcı davrandıklarını ve daha yüksek akademik başarıya ulaştıklarını göstermektedir (Boyd, 2002; Gottfried, 2001).

Ders çalışma alışkanlığı: Ders çalışma alışkanlığı; düzenli ve sistemli çalışma, not tutma, hatırlama, tekrarlama, sınavlara hazırlanma, yazılı kaynaklardan yararlanma, dikkati bir noktaya toplayabilme ve problem çözme ile ilgili çalışma tekniklerinin öğrenilerek bunların gerektiği anda kullanılması şeklinde tanımlanmaktadır (Demircioğlu Memiş, 2007; Purdue ve Hattie,1999; Wagner, Schober & Spiel, 2008). Yapılan araştırmalarda, öğrencilerin çalışma alışkanlıkları ile akademik başarıları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (Özer ve Anıl, 2011; Patterson ve ark., 2003).

 

2- Okul Kaynaklı Faktörler

Öğrencinin Akademik Başarısını Etkileyen “Okul” Kaynaklı Faktörler

Öğrenci başarısının etkileyen okul kaynaklı faktörler, araştırmalarda derse yönelik tutum, öğretmenin davranışları, okul müdürünün liderliği ve okul kültürü olarak belirtilmiştir (Bulduklu, 2014; Dağdelen, 2013; Günal, 2014; Şevik, 2014). Aşağıda bu faktörlere ilişkin bilgiler sunulmaktadır.

Derse yönelik tutum: Tutum, bireylerin belli bir kişiyi, grubu, kurumu veya bir düşünceyi kabul ya da reddetme şeklinde gözlenen, duygusal bir hazır bulunuşluk hali veya eğilimidir. Eğitim sürecinin önemli bir öğesi olan tutum, öğrenmenin gerçekleşmesinde etkilidir. Öğrencilerin öğrenmeye ve derse yönelik tutumlarının olumlu olması, akademik başarıyı artırmaktadır (Yenilmez ve Özabacı, 2003).

Öğretmen davranışları: Öğrenme-öğretme ortamında başarıyı etkileyen değişkenlerden en önemlisi ve en kritik olanı öğretmendir (Şevik, 2014; Şişman, 2014). Öğretmenler, gelecek kuşakların bilişsel, duyuşsal, devinimsel gelişimi ve yaşama biçimini yönlendiren, iletişim, araştırma ve yaratıcılık becerilerinin gelişimini etkileyen kişilerdir. Öğretmenin cana yakın, sempatik, hoşgörülü tavır ve davranışları, öğrencilerin istenilen davranışları kazanması açısından önemlidir (Gordon, 1997; Sadık, 2002). Kızıldağ (2009), öğretmenlerin destekleyici davranışlarının, öğrencilerin başarısını artırdığını, okul ortamını güvenli ve destekleyici olarak algılayan çocukların ise okul başarılarının daha yüksek olduğunu ifade etmiştir.

Okul müdürünün liderliği: Yaptığı gözlem ve denetimler, verdiği kararlar, öğretime ilişkin oluşturduğu yüksek beklentiler yanında, nitelikli eğitim için gerekli kaynakları sağlama, öğretmenleri değerlendirme ve geliştirme, öğrenme merkezli bir okul ikliminin oluşmasına öncülük etme gibi liderlik davranışlarıyla okul müdürü, öğrencilerin akademik başarılarını önemli ölçüde etkileyebilmektedir (Şişman, 2014). Yapılan araştırmalar okul müdürünün, öğrencilerin akademik başarıları üzerinde dolaylı ancak güçlü bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir (Leithwood ve Jantzi, 2000; Sarı ve Cenkseven, 2008),

Okul kültürü: Öğrencinin toplumsal hayatı içerisinde yer alan ve aynı zamanda kişiliğinin oluşmasında rol oynayan, onun öğrenmesini ve bu öğrenme sonucunda okul başarısını belirleyen faktörlerden birinin de okul kültürü olduğu belirtilmektedir (Fuller and Clarke, 1994). Okul kültürü, okul toplumu tarafından paylaşılan, inançlar, normlar, değerler, gelenekler, ritüeller, semboller olarak tanımlanmaktadır (Şişman, 2014). Schoen ve Teddlie (2008), birçok araştırmacının okul kültürünü, sonunda öğrenci başarısını etkileyen aracı bir değişken olarak gördüğünü aktarmaktadırlar.

 

3- Öğrencinin Akademik Başarısını Etkileyen “Aile” Kaynaklı Faktörler

Öğrenci başarısının etkileyen aile kaynaklı faktörler araştırmalarda, anne-babanın tutum ve davranışları, eğitime katılım, anne-baba eğitim durumu ve ailenin sosyo-ekonomik düzeyi olarak bulunmuştur (Koutsoulis ve Campbell, 2001; Özer ve Anıl, 2011; Özkan ve Yıldırım, 2013; Şevik, 2014) . Aşağıda bu faktörlere ilişkin bilgiler sunulmaktadır.

Anne-babanın tutum ve davranışları: Ailelerin çocuklarını destekleyici tutum ve davranışlarda bulunmaları eğitimin kalitesinin iyileştirilmesi adına önemli görülmektedir. Erken çocukluk ve erişkinlik dönemindeki aile desteği ve ilgisi ile ergenlik yıllarındaki akademik başarı ve okula uyum arasında pozitif yönde ilişki olduğu belirtilmektedir (Carlson, 1999).

Eğitime katılım: Anne-babaların evde çocuklarıyla okulla ilgili sohbet etmeleri, onların ödevlerine yardımcı olmaları, okuldaki etkinliklere ve toplantılara gönüllü olarak katılmaları, öğretmenlerle görüşmeleri gibi birçok uygulama kapsamında değerlendirilen aile katılımı, öğrenci başarısını olumlu yönde etkilemektedir (Şad, 2012).

Anne-baba eğitim durumu: Çocuğun, aile ortamı içinde aldığı ilk eğitim kişilik yapısını, sosyal ve zihinsel gelişimini etkilemektedir. PISA 2006’nın değerlendirmesi sonucunda Anıl (2009), Türkiye’deki öğrencilerin fen bilimleri başarı puanı ile “baba ve annenin eğitim durumu” ve “aile kültür zenginliği” değişkenleri arasında pozitif yönde bir ilişki bulunduğunu belirtmektedir.

Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi: Öğrenci başarısında ailenin sosyo-ekonomik düzeyinin önemli yeri vardır. Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi ile gelir düzeyi, yaşadıkları sosyal çevre ve toplum içerisindeki statüleri, bilgisayara sahip olma durumu gibi değişkenler kastedilmektedir (Özer ve Anıl, 2011). Son yıllarda yapılan çalışmalar ailenin sosyo-ekonomik düzeyinin okul başarısında önemli bir etkisinin olduğunu göstermektedir (Kocaman, 2008; Polat, 2009).

Yapılan meta-analiz çalışmasında, öğrencilerin akademik başarısını etkileyen faktörler, öğrenciden, okuldan ve aileden kaynaklı olmak üzere üç grupta incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmada 62 araştırmaya (118 veri seti) ulaşılmıştır. Çalışmaların büyük bir çoğunluğunun 2005 yılından itibaren üretildiği anlaşılmaktadır. Araştırmaya alınmasına karar verilen çalışmaların çoğunluğunun makale ve yüksek lisans tezi olduğu belirlenmiştir.

Öğrencilerin akademik başarısında etkili olan faktörlerin sırayla öğrenciden, aileden ve okuldan kaynaklı olduğu gözlenmektedir. Türkiye bağlamında ulaşılan bu veriler akademik başarının arttırılmasında her üç faktöründe önemli olduğunu göstermektedir. Öğrenci başarısı üzerinde özellikle okulun etkisi üzerinde değişik tartışmalar süregelmektedir. Yapılan bu meta analiz çalışmasında akademik başarıyı, okula ilişkin faktörlerin de öğrenciden ve aileden kaynaklı faktörlere yakın oranda etkilediği görülmüştür.

Akademik başarıda, öğrenciyle ilişkili faktörler ve etki büyüklüğü değerleri şöyledir: öz- yeterlik algısı (0.506), öğrenci motivasyonu (0.360), benlik saygısı (0.200) ve ders çalışma alışkanlığı (0.138). Bu bulgular, Ayotola ve Adedeji’nin (2009) ile Liu ve Koirala (2009), çalışmalarında ortaya konan öğrencilerin öz-yeterlikleri ile akademik başarıları arasında yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki vardır bulgusuyla örtüşmektedir. Aydın (2010), araştırmasında öz- yeterlilik ve motivasyon değişkenlerinin akademik başarının yordayıcısı olduğunu saptamıştır. Bu bağlamda öğrencilerin öz-yeterliliklerini daha yüksek hissedebilecekleri kültürel ve sosyal faaliyetlere okul bünyesinde daha fazla yer verilebilir ve bu alanlara yönlenmeleri konusunda öğrenciler cesaretlendirilebilir. Özer ve Anıl (2011) ise araştırmalarında, öğrencilerin matematik başarıları ile ilişkili en önemli değişkenin, öğrencinin matematik dersleri için öğrenmeye ayırdıkları zaman değişkeni olduğunu belirtmişlerdir.

Akademik başarıda okulla ilgili faktörler ve etki büyüklüğü değerleri şöyledir: derse yönelik tutum (0.304), okul kültürü (0.253), öğretmen davranışları (0.140) ve okul müdürünün liderliği (0.178). Bu sonuçlar, öğretimin öğrencilerde olumlu tutum geliştirecek şekilde planlanması ve yürütülmesi gerekliliğini göstermektedir. Öğretmenler derse yönelik tutumu etkileyen faktörler hakkında bilgi sahibi olmalı ve öğretim uygulamalarında bunlara yer vermelidir.

Öğretmenler; öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını dikkate alarak, çeşitli öğrenme etkinlikleri düzenleyerek, derslerin güncel ve mesleki hayattaki uygulama alanlarını örneklendirerek ve derslerin eleştirel düşünme ve akıl yürütme becerilerinin gelişimindeki rolünü vurgulayarak derslere karşı olumlu tutum oluşmasına yardımcı olabilirler. Hattie (2009) yaptığı meta-analiz çalışması sonucunda, öğrenci başarısında %50 genetik, %30 öğretmen ve % 20 diğer faktörler etkilidir bulgusuna ulaşmıştır. Ona göre, öğrencilerin başarısına etki eden faktörler içerisinde, değiştirebilecek en önemli faktör öğretmenlerdir. Hattie, olumlu öğretmen- öğrenci ilişkisi ile akademik başarı arasındaki etki büyüklüğü değerini 0.72 olarak hesaplamıştır.

Okul müdürleri; güçlü bir örgüt kültürünün oluşturulmasında ve öğrenci başarısının geliştirilmesinde, kendilerinin doğrudan etkili olduğunun bilincinde olmalı; etkili liderlik davranışlarını göstererek kurumlarını öğrenen örgüte dönüştürmelidir. Okul müdürleri; demokratik, destekleyici, kültürel, dönüşümcü, öğrenen, öğretimsel ve etik liderlik davranışları sergilemelidir.

Hallinger (2011), 1983-2010 yılları arasında, öğretim liderliği ile ilgili olarak üretilen 130 adet doktora tezini incelemiştir. Araştırmada, öğretim liderliği ve öğrenci öğrenmesi arasında pozitif yönde güçlü ilişkilerin bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıca araştırmada etkili okulların, sürekli öğrenmeyi ve yaratıcı fikirleri destekleyen bir örgüt kültürüne sahip olması gerektiği de ifade edilmiştir. Araştırmada, meta-analiz çalışmalarının daha bütüncül ve anlamlı sonuçlar verebileceği ifade edilmiş, üretilen doktora tezlerinin özellikle uygulamadaki sorunların çözümüne ışık tutacak ve etkin politikalar üretilmesine katkı sağlayıcı nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. Witziers, Bokser ve Krüger (2003), 1986-1996 yıları arasında farklı ülkelerde eğitimsel liderliğin, okul başarısı üzerine etkisini inceleyen çalışmalar üzerinde meta-analizi yapmıştır. Sonuç olarak, araştırmacılar, ilköğretimde görevli eğitim liderlerinin akademik başarı üzerinde etkilerinin olduğunu; ancak, ortaöğretim seviyesinde akademik başarı ve eğitim liderliği arasında böylesi bir ilişkinin görülmediğini belirtmektedirler.

Akademik başarıda aile ile ilgili faktörler ve etki büyüklüğü değerleri şöyledir: ailenin tutum ve davranışları (0.400), sosyo-ekonomik düzey (0.311), babanın eğitim düzeyi (0.251), ailenin eğitime katılımı (0.179) ve annenin eğitim düzeyi (0.160).

Çalışmada, anne-baba eğitim durumunun, başarıyı olumlu etkisinin olduğu görülmüştür. Yapılan araştırmalarda, anne veya babanın eğitim durumu ile öğrencilerin başarıları arasında pozitif bir ilişki olduğu bulunmuştur (Howie ve Pieterson, 2001; Wang, 2004; Yıldırım ve Yıldırım, 2008). Levpušcek, Zupancic ve Socan (2012) ailenin eğitim seviyesinin çocuklarının matematik başarısının doğrudan bir yordayıcısı olduğunu ve bu etkinin ailelerin çocuklarına arzulanan çevre koşullarını yaratmalarından kaynaklanabileceğini ifade etmiştir.